>Jenerik ilaç DCA beyin tümörünü yok ediyor

>

O, henüz 30 yaşında genç bir kadın. Ona teşhis koyan doktorlar 15 ay ömrü olduğunu söylediler. Çünkü onun beyninde çok agresif bir tümör var. O, “5 numaralı hasta”…

Doktorları ona Kanada Üniversitesi Hastanesinden Dr. Michelakis‘i görmesini tavsiye ettiler. Dr. Michelakis ve ekibi DCA (dikloroasetat) adlı bir ilaç üzerine araştırma yapıyor. Bu ilaç eskiden beri nadir bazı metabolik hastalıkların tedavisinde kullanılan jenerik (patentsiz) bir ilaç. İlaç, çare arayan umutsuz bir grup kanser hastası tarafından resmi olmayan yollarla deneniyordu. Alberta Üniversitesindeki ekip 2007 yılında, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde bu ilacın aynı zamanda farelerdeki tümörleri küçültme yeteneğine sahip olduğunu keşfetti.

“5 numaralı hasta” bu ilacın resmi olarak denendiği ilk insanlardan. Ona standard tedavilerin (ameliyat, radyoterapi, kemoterapi) yanısıra DCA tedavisi uygulandı. 15 ay sonra beynindeki tümör tamamen yok oldu. Şu an onda tümöre ait hiç bir belirti yok. Onunla birlikte denemeye katılan diğer 4 hastadan 3’ünde ise tümör ilerlemesi durdu veyq büyük ölçüde geriledi. Bir hasta ise tedaviye üç ay devam ettikten sonra öldü. Deneye katılan 5 hasta da ileri derecede GBM (Glioblastoma Multiforme) hastası idi.

Bu sonuçlar çok taze, henüz Mayıs ayının başında yayınlandı. Ancak bu sonuçlar, araştırmacıların ilacın çalışmalar bitmeden kullanılmaması hakkındaki uyarılarına rağmen, halen varolan gayrı resmi kullanımı ateşliyecek gibi görünüyor. DCA fenomeni internetin çaresiz hastalara yardım etmedeki gücünün bir göstergesi. Bu hastalar normal klinik yöntemleri es geçip internet sayesinde haberleşip kendi gayrı resmi klinik deneylerini yürütüyorlar.

Bu aynı zamanda internet üzerinde çalışan dolandırıcıların da sayısının artmasına yol açıyor. 11 Mayıs 2010’da Edmonton da yaşayan 22 yaşındaki Hazım Gaber, Phoenix mahkemesinde şuçunu itiraf etti. Gaber, Amerika, Kanada ve dünyadaki çeşitli ülkelerde bulunan 65 kişiye DCA olduğunu iddia ettiği beyaz bir toz satmıştı. Sattığı beyaz toz mısır nişastasından fazla birşey de değildi.

Hastaların DCA için internete yönelmelerinin en büyük sebeplerinden biri, bu ilacın uzun süredir kullanımda olması ve patent süresinin dolmuş olması. Bu yüzden büyük ilaç firmalarından hiç biri bu ilacın araştırması için para harcamak istemiyor. Çünkü ilaç herhangi bir firma tarafından üretilebilir ve hatta maliyetine (cüzi miktarlar) satılabilir. Bunun yerine firmalar, patentlerini yalnız kendilerinin sahip oldukları ilaçları araştırmaya yöneliyorlar. Böylelikle diğer firmalar patent süresi dolana kadar bu ilacı üretemiyorlar.

Hal böyle olunca, Alberta Üniversitesinden araştırmacılar, özel kaynaklardan 200,000 dolar yardım topladılar. Bu da onlara ancak 5 hasta gibi küçük bir grup üzerinde klinik araştırma imkanı verdi. Fakat ilacın etkisine inanan Dr.Michelakis ve ekibi tümör ameliyatları sırasında hastalardan alınan tümörlere ameliyat odasında DCA enjekte ettiler. 49 hastadan alınan tümör örneğinin hepsinde sonuçlar laboratuarda fareler üzerinde yaptıkları deneylerle aynı idi. DCA insanlarda da tümörü yok ediyor!

Dr.Michelakis ve arkadaşları bunun önemli bir adım olduğunu ancak daha fazla çalışmaları gerektiğini söylüyorlar. Hastaları kendi başlarına bu ilacı kullanmamalarını tavsiye ediyor. İlacın başka ilaçlarla etkileşiminin henüz tam test edilmediğini ve başka ilaçlarla birlikte kullanımının çok kötü sonuçları olabileceğini söylüyor. Michelakis ve ekibi çalışmak için daha fazla finansmana ihtiyaçları olduğunu fakat ticari çekiciliği olmadığı için bunu ilaç firmalarından sağlayamadıklarını bildiriyor. Daha büyük bir klinik deney için şu an kaynak arayışı içindeler.

Ancak bazı hastaların bu kadar vakti yok. Louisana’da yaşayan Jason için de durum böyle idi. Babası sigara içmeye 12 yaşında başlayan babası akciğer kanseriydi. İlerlemiş kansere sahip babası kemoterapiyi reddetmişti. Çünkü ona göre en fazla bir kaç ay daha yaşamak için bütün bunlara katlanmaya değmezdi. Jason babası için internet üzerinden bu ilacı ısmarladı. İlaç başlangıçta işe yarar gibi göründü ancak çok geçmeden babasının durumu ağırlaştı ve öldü. Jason, pişman olmadığını, babasının hayatını kurtarmak için elinden geleni yaptığını söylüyor.

Kendisine bağırsak kanseri teşhisi konan 45 yaşında 2 çocuk babası Tim ise şunları söylüyor:
Kasım 2007’de bağırsak kanseri teşhisi konuldu ve Aralık ayında opere edildi. Doktor 5 yıldan fazla yaşamam için %60 şansımın olduğunu söyledi ve beni 6 aylık kemoterapiye koydu. Eylül 2008’de akciğerimde küçük yarım milimetrelik bir tümör görüldü. Doktor bekleyelip görelim dedi. Ocak 2009’da tümör 1 santimi geçmişti. Bu arada kemoterapiyi tamamlamıştım. Girdiğim internet forumlarında DCA adlı bir ilaçtan bahsedildiğini duydum. Şubat 2009’da bu ilacı kendi başıma almaya başladım. İlacı almaya başladıktan 60 gün sonra yapılan tomografi tümörün %50 küçüldüğünü gösteriyordu. Doktorlar ne yaptığımı sordular, çünkü kemoterapi bitmişti ve başka hiçbir tedavi görmüyordum. Onlara DCA aldığımı söyledim bunun o yüzden olabileceğini söyledim. Pek umursamadılar ve bana DCA kullanmayı bırakmamı söylediler ben de bıraktım. Tekrar kemoterapiye başladım. Eylül 2009’daki tomografim de tümörden iz yoktu! Şu an gayet sağlıklıyım ve bunun kemoterapiyle beraber aldığım DCA sayesinde olduğuna inaniyorum.

İlacı kullanımı hakkında ilacı kullanan hastalarda ilacın özellikle beyin tümörlerinde dikkatli kullanımı hakkında uyarıyor. Çünkü beyin tümörü hastalarında ilaç çay ve kahve gibi zararsız görünen maddelerle dahi etkileşebiliyor ve ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.

Bu ilacın tümör ve kanserlerin yanısıra sarkoidoz hastalarında da olumlu sonuçlar verdiği bildiriliyor.

KAYNAKLAR

  • Generic drug shows promise for brain tumour treatment study shows, Anne McIlroy, Globe and Mail Science, Published on Wednesday, May. 12, 2010
  • Metabolic Modulation of Glioblastoma with Dichloroacetate, E. D. Michelakis, G. Sutendra, P. Dromparis1, L. Webster1, A. Haromy, E. Niven, C. Maguire, T.-L. Gammer, J. R. Mackey, D. Fulton, B. Abdulkarim, M. S. McMurtry and K. C. Petruk, Sci Transl Med 12 May 2010: Vol. 2, Issue 31, p. 31-34
This entry was posted in DCA, dikloroasetat, yeni tedaviler. Bookmark the permalink.

6 Responses to >Jenerik ilaç DCA beyin tümörünü yok ediyor

  1. Canerce says:

    >Keşke daha önce niye bulunmadı diye insan üzülüyor doğrusu

  2. Anonymous says:

    >Merhabalar,yaklaşık bir buçuk yıl önce tanıştığımız GBM Grade IV ile bugün hala savaşmaktayız. Annemin bu illetten kurtulabilmesi adına gece gündüz yaptığım araştırmalar ile yeni tedaviler ve uygulanabilirlikleri hakkında deneyim sahibi oldum.Ben bir üniversite öğrencisiyim ve annemin verdiği mücadeleyi elimden geldiğince desteklemeye çalışıyorum.Bu internet sitesi sayesinde birçok yeni fikir edindiğimi söylemek isterim.Ancak bu tür tedavilerde önemli iki faktör var, hasta tedaviye ne kadar uygun ve bulup getirteceğimiz ilaçlar ne kadar güvenilir.DCA konusunda edindiğim izlenim, türkiyede bulunmayan ve ancak yurtdışından getirtilecek bu ilaç, güvenilir bir elden bulunmak zorunda. Ayrıca şişeye nişasta koyup gönderen bazı internet siteleri mevcut, bu yüzden çok dikkatli olmak lazım.Benim bu konu ile ilgili araştırmam sonucu bulduğum bir internet sitesi var. Getirmeyi düşünürseniz burası en güvenilir gözüküyor. http://www.sigmaaldrich.com/ diğer internet siteleri çok şaiblei,o yüzden başka güvenilir bir kaynak bulabilen olursa bu konuda bende faydalanmak isterim.

  3. utku says:

    >Bu arada eğerki sorularınız olursa elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Bizi bizden başka ne doktorlar, nede bu güne kadar eş dost akraba dediklerimiz anlar bunu bizzat yaşayarak öğrendim bu süreçte.gbmilesavas@gmail.comAllah yardımcınız olsun.

  4. Anonymous says:

    >Arkadaşlar, Bu tür ilaçları temin etmenin en güvenilir yolu devlet kontrolünde çalışan TEB (Türk Eczacıları Birliği) aracılığı ile almaktır. İnternetten aldığınız ilaçların garantisini size kimse veremez; TEB yurtdışından yasal yolla ilaç getirme hakkına sahip tek resmi kuruluştur.Ve her türlü ilacı ücretli veya ücretsiz( bir çok ilaç devlet tarfından ödeniyor) sizlere sağlıyorlar.DCA da TEB tarafından getirtiliyor. TEB Ankara da ancak tüm illere kargo ile ulaştırıyorlar.İlgilenirseniz tel no: 0312 4098181-03124098100

  5. MD says:

    >Merhaba not için teşekkürler. DCA ilaç statüsünde değil. Asetik asit yani üzüm sirkesinin klorlanması sonucu üretilebilen bir madde. Satışında herhangi bir sınırlandırma yok hatta içme sularında dahi bulunabilmekte. Doğal olarak bulunabildiği için üzerinde herhangi bir firmanın lisans hakkı da bulunmamakta. Yani isteyen bunu üretip ve satabilir. Fakat satış amacı gıda katkısı olarak kullanım olursa Tarım bakanlığından onaylanması, ilaç ise Sağlık bakanlığı tarafından onaylanması gerekir. Yoksa bu amaçların dışında satışında herhangi bir engel bulunmuyor. İlaç statüsünde olmadığı için TEB'in şimdilik bu konuda bir tasarrufu yok. Zaten yurtiçinde de kimyevi madde satan firmalardan temin edilebiliyor. Ancak bunun kalitesi, saflığı insan sağlığı üzerine etkisi ise büyük bir soru işareti. Bu sebepten bu tür maddelerin kullanılması için yapılan araştırmaların sonuçlarını beklememiz daha sonra da buna yatırım yapacak insanların bunu ilaç kalitesinde dozaj kontrollü olarak üretmesini beklemek en doğru yöntem. Ancak DCA patenli bir madde olmadığı için ticari ilaç firmalarının buna yatırım yapması uzak bir ihtimal gibi görünüyor. Bu sebepten Amerika'da artık hiçbir umudu kalmamış bir grup kanser hastası bu maddeyi kendi üzerinde deniyor. Araştırmacıların dikkatini çekmesinin sebebi de bu insanların bundan fayda gördüklerini bildirmesi olmuş.

  6. Anonymous says:

    >Bilgiler için teşekkür edrim. Ancak sunu belirtmeliyim ki ilaç statüsünde GPM şartlarına uygun olarak bu ilacı üreten firmalar var çünkü DCA metabolik hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Aşağıda yeni bütçede DCA ödenmesine ilişkin ilgili maddeyi bulabilirsiniz.) 15.Diğer hastalıklar başlığı altında 15.4 Maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.15.4. Barsak operasyonundan dolayı oluşan malabsorbsiyonlar ve malnütrisyonlar. İlk iki yaşta inek sütü alerjisi. Doğuştan metabolik ve kalıtsal hastalıklar. MNGIE (Mitokondriyal Nörogastrointestinal Ensefalomiyelopati) 15.4.1. Barsak operasyonundan dolayı oluşan malabsorbsiyonlar ve malnütrisyonlar. İlk iki yaşta inek sütü alerjisi. Doğuştan metabolik ve kalıtsal hastalıklar15.4.1.1. Enzim preparatları ve bu grup hastalıkların tedavisine yönelik spesifik ilaçlar ve özel formüllü besleyiciler15.4.1.2. Vitaminler15.4.1.3. Sodyum Dikloroasetat15.4.2. MNGIE (Mitokondriyal Nörogastrointestinal Ensefalomiyelopati) 15.4.2.1. Enzim preparatları ve bu grup hastalıkların tedavisine yönelik spesifik ilaçlar ve özel formüllü besleyiciler15.4.2.2. Vitaminler, Mineraller, Elektrolit çözeltileri15.4.2.3. Sodyum Dikloroasetat15.4.2.4. Heparin15.4.2.5. Parenteral beslenme ürünleri (Değişik: 01/03/2011-27861/37 md. Yür: 11/03/2011)Sonuç olarak çok yakın zamanda DCA yetim ilaç statüsünde TEB aracılığı ile temin edilebilecek.Yurdışında üretimini yapan bir ingiliz ilaç firması. Ancak kanser endikasyonunda ödenmesi şimdilik görünmüyor; hastalar bedelini ödemek şartı ile güvenli bir şekilde DCA 'a ulaşabilecekler.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s